Wednesday, July 12, 2006

Kuru Yaprak

bir kuru yapraktım rüzgarın önünden kaçan
kırık bir daldan kopup ateşin ortasına düştüm
yanan yüreğimdi duygularım değil
acıyan yüreğimdi bedenim değil
belkilerle kurduğum hayatım
bir düşman gibi duruyordu karşımda
sönmeyen ruhumun ateşiydi gözlerimden akan
yıldızlar topladım sana gökyüzünden ve deniz dibinden tomurcuk bekledim
yine belkilerimle senden
güneş nedir bilmeyen gözlerim bulutlarla doludur
ssavrulan ruhumun dumanıyla hayatımı sis kapladı
tek isteğim vardı senden
oda hayal oldu
mutluluk nedir bilmez gönlüm
şimdi işe yaramaz bir kül yığını oldu

Irmak

Sunday, July 09, 2006

111 dilde seni seviyorum de!

1 - Afrikaans .: Ek is lief vir jou
2 - Albanian .: te dua
3 - Alentejano .: Gosto De Ti, Porra!
4 - Alsacien .: Ich hoan dich gear
5 - Amharic .: Afekrishalehou
6 - Arabic .: Ana Ba-heb-bak
7 - Assamese .: Moi tomak bhal pau
8 - Basc .: Nere Maitea
9 - Batak .: Holong rohangku di ho
10 - Bavarian .: I mog di narrisch gern
11 - Bengali .: Ami tomAy bhAlobAshi
12 - Berber .: Lakh tirikh
13 - Bicol .: Namumutan ta ka
14 - Bolivian .: Quechua qanta munani
15 - Bulgarian .: Obicham te
16 - Burmese .: chit pa de
17 - Cambodian .: Bon sro lanh oon
18 - Canadian .: French Sh'teme
19 - Cantonese .: Ngo oi ney
20 - Catalan .: T'estim
21 - Cebuano .: Gihigugma ko ikaw.
22 - Chickasaw .: chiholloli
23 - Chinese .: (see the entries
24 - Corsican .: Ti tengu cara
25 - Czech .: miluji te
26 - Danish .: Jeg elsker dig
27 - Dutch .: Ik hou van jou
28 - Ecuador .: Quechua canda munani
29 - English .: I love you
30 - Esperanto .: Mi amas vin
31 - Estonian .: Mina armastan sind
32 - Farsi .: Tora dust midaram
33 - Filipino .: Mahal ka ta
34 - French .: Je t'aime
35 - Friesian .: Ik hald fan dei
36 - Gaelic .: Ta gra agam ort
37 - German .: Ich liebe Dich
38 - Greek .: s'ayapo r
39 - Greenlandic .: Asavakit
40 - Gujrati .: Hoon tane pyar karoochhoon.
41 - Hausa .: Ina sonki
42 - Hawaiian .: Aloha I'a Au Oe
43 - Hebrew .: Ani ohev otach
44 - Hindi .: Main Tumse Prem
45 - Hokkien .: Wa ai lu
46 - Hopi .: Nu' umi unangwa'ta
47 - Hungarian .: Szeretlek
48 - Icelandic .: Eg elska thig
49 - Indi .: Mai Tujhe Pyaar
50 - Indonesian .: Aku cinta kamu
51 - Iranian .: Mahn doostaht doh-rahm
52 - Italian .: ti amo
53 - Japanese .: Sukiyanen
54 - Kannada .: Naanu Ninnanu Mohisuthene
55 - Kiswahili .: Nakupenda
56 - Klingon .: qabang
57 - Korean .: Saranghapanida
58 - Lao .: Koi muk jao
59 - Latin .: Vos amo
60 - Latvian .: Es milu tevi
61 - Lebanese .: Bahibak
62 - Lingala .: Nalingi yo
63 - Lithuanian .: TAVE MYLIU
64 - Lojban .: mi do prami
65 - Luo .: Aheri
66 - Macedonian .: SAKAM TE!
67 - Madrid .: lingo Me molas, tronca
68 - Malay .: Saya cintakan mu
69 - Malay/Indonesian .: Saya cintakan awak
70 - Malayalam .: Ngan Ninne Snaehikkunnu
71 - Malaysian .: Saya Sayangmu
72 - Marathi .: Mi tuzya var prem karato
73 - Mohawk .: Konoronhkwa
74 - Navaho .: Ayor anosh'ni
75 - Ndebele .: Niyakutanda
76 - Norwegian .: Eg elskar deg
77 - Op .: Op Lopveop Yopuop
78 - Osetian .: Aez dae warzyn
79 - Pakistani .: Mujhe Tumse Muhabbat Hai
80 - Persian .: Tora dost daram
81 - Pig .: Latin Ie Ovele Ouye
82 - Polish .: Kocham Ciebie
83 - Portuguese .: Amo-te
84 - Quenya .: Tye-mela'ne
85 - Romanian .: Te Ador
86 - Russian .: Ya vas liubliu
87 - Serbocroatian .: Volim t
88 - Shona .: Ndinokuda
89 - Sinhalese .: Mama oyata adarei
90 - Sioux .: Techihhila
91 - Slovak .: lubim ta
92 - Slovene .: ljubim te
93 - Spanish .: Te amo
94 - Srilankan .: Mama Oyata Arderyi
95 - Swahili .: Naku penda
97 - Syrian/Lebanese .: BHEBBEK
98 - Tagalog .: Mahal kita
99 - Tahitian .: Ua Here Vau Ia Oe
100 - Tamil .: Naan Unnai Kadalikiren
101 - Telugu .: Neenu ninnu pra'mistu'nnanu
102 - Thai .: Phom Rak Khun
103 - Tunisian .: Ha eh bak
104 - Turkish .: Seni seviyorum
105 - Ukrainian .: ja pokoKHAv vas
106 - Urdu .: Mujhe tumse mohabbat hai
107 - Vietnamese .: Toi yeu em
108 - Vlaams .: Ik hue van ye
109 - Vulcan .: Wani ra yana ro aisha
110 - Yugoslavian .: Ya te volim
111 - Zazi .: Ezhele hezdege

cebimdeki mutluluk

Çocuklar cebindeki son parça şekeri saklar
cebinden çıkarıp çıkarıp bakar
ve onu yeme zamanı gelince
şekerin her tanesinin eriyişini hisseder
her parçasında mutlu olur ya
o bitene kadar kendinden geçer
şeker bitinceyse
bir buruk hüzün içinde'keşke`derya
işte öyleydi benim için aşk
önce cebimdeki bir parça mutluluktu
her tuttuğumda kendimden geçtiğim
hep ona bakarb onun cebimde olduğunu görünce
daha bir mutlu olur
daha bir güvende hissederdim kendimi
sonra yavaş yavaş elimi yakmaya başladı
her seferinde daha çok yanıyordu avuçlarım
ama o avuçlarımı yaktıkça
ben daha bir sıkı tutuyordum
canım okadar çok acıyordu ki
acım gözyaşım olmuştu biran dinmedi
bir parça alevi ellerimde tutmaya başlamıştım
ateşi gözlerimde yansada onu bırakamazdım
bana acı versede seni kalbime ektim
seninle geçen her anımın
bedelini çok ağır ödedim
ben büyük bir savaştan çıktım
her yanım yanık içinde
üstelik çocuksu mutluluğumla yaktınız beni
Irmak

BENİM GÖKKUŞAĞIM

İçimde bir yerlerde binbir duygu saklı
maviyi siyah,siyahıda beyaz yapan
karmakarışık bişey bu
gökyüzü kadar uçsuz
gökkuşağı kadar alacalı bir dünyadayım
ama benim gökkuşağım biraz farklı
siyahın içine saklanmış beyazlar
mavinin içinde kırmızının tüm tonları
dağlar saklı içimde
güneşe hasret bırakıcak kadar
uçsuz bucaksız dağlar
her dağda da binbir tane mağara var
gözyaşlarımla oyduğum
kara bulutlar var içimde
dokunsan çağlıycak
deli rüzgarlar var
bıraksam kendimi;dünyanın öbür ucuna savurucak
kan yağıyor yağmur yerine
yaralarım sızlıyo şimşek gibi
beni bana bırakmayan
içimde mağara açan herkesin
bir mezarı var bir yerlerde
aslında içimde ıssız bir mezarlık var
son ziyaretçisisin sen
aynı zamanda son mahkumu

Irmak

AŞK

sen aşıklara düşman bir sevgi canavarı
Bense her soluğunda sevgi yudumlayan aşk böceği
sen çiçeklerin yaprağını yiyen böcek
bense çiçeğe hayat vermek isteyen çiğ tanesi
sen dağları eriten azap yağmuru
bense senin erittiğin bir kaya parçası
sen doğu ben batı
sen dünyayı bucak bucak dolaşıp
benden kaçan kaçak
bende seni bulmakta kararlı yolcu
sen dünyaya hayat veren bir tomurcuk
bense senin açabilmen için
canından vazgeçen köstebek
sen hayatta benden başka herkese hayat veren bir melek
bense senin tek kurbanın
senle ben hayatla ölüm kadar zıt olsakta
bir gün seni bulucam AŞK

Irmak

GERÇEK AŞK

acıymış meğerse yıllardır aşk diye yaşadığım
eziyetmiş,ızdırapmış..
yeni yeni öğreniyorum gerçek aşkı..
en güzel duyguymuş meğer
sevmek,sevilmek..
arar diye saatlerce telefon başında beklemekmiş oysa ki gerçek aşk
seni beklerken heyecandan krizler geçirmekmiş;
elin elime değdiğinde kalbim duracak gibi hissetmekmiş
gözlerinin içine bakamamakmış doya doya..
senden önce mutlu ve huzurlu sanırdım kendimi
oysa senden sonra yüzüm bir başka gülmeye başladı
anladım ki gerçek mutluluk buymuş
yaşamış mıydım bunu daha önce diye düşündüm
cevap kesindi
hayır sendin bunları bana yaşatan
kalbimi böyle çarptıran
içimi kıpırdatan
hayatıma neşe saçan beni benden alan
sadece sendin
anlıyorum ki aşk senmişsin..
bundan böyle ben ya da sen olmasın
biz olalım sadece biz.....

ferhat & zeynep 2006

KARA SEVDAM

geceleri uyku girmez oldu gözlerime
seni düşlemekten,düşünmekten

hoş girse de sen rüyamda da benimlesin ya
öyle bir hale geldim ki artık
aramazsan etraftan çıkarıyorum sinirimi
aradığın anlarda ise uçuyorum sanki
yanımdayken zaman geçmesin istiyorum
istiyorum ki hep yanımda ol,hep benimle
kara sevda dedikleri bu olsa gerek
derlerdi de inanmazdım aşıklara
nasıl unuturlar dünyayı diye şaşırırdım
şimdi de seni neden önce tanımadığımı düşünüyorum
seninle yaşıyorum en güzel günlerimi
sen sevdin diye sevdim denizi, gökyüzünü, maviyi
sevmeyi öğrettin bana sevilmeyi
bir dünya yarattın ,malzemesi sadece sevgi
ama ne olur sevgilim
istemiyorum
öğretme bana ayrılığı,
yaşatma hasretini......

Zeynep-1998

I LOVE YOU...

I love your eyes
Çünkü onlar very nice
Bir kerecik look at me
Ama sakın forget me
If you beni sevmezsen
My darling demezsen
The life olur kuyu
But yine de
I LOVE YOU...

HERŞEY SENDE GİZLİ

Sevdiğin kadar sevilirsin...
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...

CAN YÜCEL

Ah Bir Bilsen

Ahh! Bir bilsen...
Konuşmalar kimin umurunda ki?
Arada senin adın geçer diye vakit öldürmeler,
Geçmeyince hüzünleşmeler nasıldır bir bilsen.

Susmak neyi değiştirir ki?
Her seferinde senin anlamanı beklemek.
Alıp karşıma korkmadan, çekinmeden konuşmak
Ya bunu düşünmek nasıldır bir bilsen.

Bazen adın geçer arkadaşlar arasında.
Yüreğimin çırpınışını,kimse duymaz o anlarda
Adının içimde yankılanışını.
Adının yankısı ne güzeldir bir bilsen.

Artık saatler yetmiyor seni düşünmeye.
Her soluk alışımda kalbime düşmektesin sanki.
Her an kalbimin kapısına vurup,
Aç artık şunu demeni beklemek ne zordur bir bilsen

Ahh! Bir bilsen...

Vedat Yaman

"KIRGINIM İŞTE"

Seni açmadığı için bahçeler
kırgınım,.
Senin açmadığın bahçeye yağmur düşermiş
Bülbül konarmış gül dalına bana ne,
Sensiz hüzün yüklü baharlar
Gecenin rengini taşır sabahlar
Dört bir yanımda ahlar, siyahlar
Düğün varmış köyde
Bayram gelirmiş şehre

Bana ne!

Hep mayısları bekledim,
gül bahçelerinin gül yüzünde
gül yüzünü aradım.
Bülbül oldum dağlara düştüm aşkından.
Feryatlarım tutuştu gül rengini aldı
ama gül açmadı sığ bahçemde.
Gayri sevdalara tutuldum,
bir zaman avundum öylesine.
Sönmedi içimdeki yangınlar
her baktığımda o yare
sana olan vefasızlığımı hatırladım.

Dön artık yeniden rüyalarıma
terk etme ne olur düşlerimi
biçareyim boynu büküğüm.
Yok başımı okşayanım, elimden tutanım,
renklerinin kuşağına saranım
beni de yanına alanım, bu da benden diyenim.

Öksüzüm, yetimim işte.

Diken kaldım gönül bahçemde
göz yaşı dökemedim yüreğimin çölüne.
Hani söz vermiştim asi kalbime
senden başkasını sevmeyecektim.
Bakmayacaktım bir başka sevdaya.
Kaç defa kapına geldim ama dokunamadım
utandım çünkü vefasızdım, duyarsızdım.
Bilmem kaç defa ihanet ettim aşkıma...

Vefasızım gör işte...

Sensiz baharlar,
hüzün yüklü bulutlar gibi döner başımda
Sensiz baharlar, hazan taşır bağrında.
Sensizlik yüreğimde derin çukurlar açtı.
Bekletme beni çöl zambağım,
tüm vefasızlığımla yinede kapındayım.
Sırtıma sardığım çantamda azığım tükendi
çeşmelerin suları ne kadar soğuk aksa
yüreğimin yangını o kadar artıyor.

Irmakların peşinden koşturdum bir yudum diye,
boş denizin koynuna sığındılar.
Denizlere el açtım bir merhamet dilendim,
yağmurlara karıştılar.
Yağmur bekledim baharları gönül ateşime
bir damla düşmediler.

Yangınım işte

Türkülerim sazıma inmiyor,
şiirlerim sözüme uymuyor
gecenin perdesi arkasında
yıkıldığımı kimseler duymuyor.
Göz yaşı ısmarladım nev baharlara
hani doyası ağlamak için.
Hani o gül kokunu hissedebilmek için
kaç gül kopardım dalından.
Sevdanın tadına doya bilmek için
tadında bal aradım bulamadım.

Yoruldum işte

Al beni de kurtar buralardan,
buraların karı fazla, boranı fazla
tozu fazla, nazı fazla çekilmiyor.
Hani baharı da olsa, çiçeği de açsa,
bulutsuz gökyüzü, beyaz denizi de olsa
sensiz bir anlam ifade etmiyor.

Kelimelerim yorgun düştü
eğik başlı cümlelerin arasına
mısralarım, ritim tutturamadı,
katılamadı şiir kervanına.
Çöl gecelerinde yıldızlara Leyla’yı soran
Mecnun gibi şaşkınım.

Sensiz bahar gelmiş, gül açmış bahçelerde,
bülbül konmuş dalına,bana ne.
Sen yoksun, kokun yok, rengin yok, tadın yok.
Seni getirmedikleri için dargınım baharlara

Dargınım işte

Seni açmadığı için bahçeler
kırgınım,.

Kırgınım işte!

Yinede kapındayım...

Deniz Mavi

SOR KENDİNE BENİ

Sor sevdiğim,
Sonra kağıttan gemiler yap,
Yelkenleri olmayan,
Direkleri mavi bildiğim,
Sor beni gördüğün her buluta,
Sevdalıların hatırına,
Geceleri yıldızlarda parlayan,
Denizlerin suskunluğuna bırak beni,
Ve çek gökyüzümü üzerine,
Dalıp git hayallerin sonsuzluğuna,
Çocuklar çıkarsa karşına,
Gülümse, uzat ellerini,
Ceplerinden çıkarıp verirler sana,
Tenimde gizlenen dudak izlerini,
Şaşırma,
Sabah olacak birazdan,
Sor beni yağmurlarına,
Sor sevdiğim
Ve pencereden bak bakabildiğin kadar,
Gördüğün son noktada,
Seni seyretmekteyim...

Birkan ASKAN

Senli Sonsuzluğum

Sen varmışcasına,
Seni sensiz yaşamak.
Adını söylemek her bakışa
Bir koku da anımsamak.
Tenini ararcasına dokunuşlar da.
Saçının teli saklıysa ben de hala,
Söyleyemiyorum artık adını,
Seni sensiz yaşamak buysa
Olsun adın,
Senli sonsuzluğum.

Orhan Kaya

ÇOK GÜZEL ŞEY

Yaşamak güzel şey doğrusu
Üstelik hava da güzelse
Hele gücün kuvvetin yerindeyse
Elin ekmek tutmuşsa bir de
Hele tertemizse gönlün
Hele kar gibiyse alnın
Yani kendinden korkmuyorsan
Kimseden korkmuyorsan dünyada
Dostuna güveniyorsan
İyi günler bekliyorsan hele
İyi günlere inanıyorsan
Üstelik hava da güzelse
Yaşamak güzel şey
Çok güzel şey doğrusu.

Melih Cevdet ANDAY

SEVGİLİM,

SEVGİLİM,
YALAN SÖYLERSEM SANA,
KOPSUN VE MAHRUM KALSIN DİLİM
"SENİ SEVİYORUM"
DEMEK BAHTİYARLIĞINDAN..

SEVGİLİM,
YALAN YAZARSAM SANA,
KURUSUN VE MAHRUM KALSIN ELİM
OKŞAYABİLMEK SAADETİNDEN SENİ.

SEVGİLİM,
YALAN SÖYLERSEM SANA,
GÖZLERİM İKİ NADİM GÖZYAŞI GİBİ
AVUÇLARIMA AKSINLAR
VE......
GÖRMESİNLER SENİ BİR DAHA...

Nazım Hikmet RAN

BAHAR

Günaydın gelincik, nasılsın?
Neden boynun bükük yaprakların sarı
Seni vuran yağmur mu yoksa soğuk mu?
Yoksa toprakların mı kurak
Ya da adını bilmediğin diyarlardan
Hüzün mü saldılar damarlarına?
Ağlama be gelincik
Kanatma yüreğimi
Ben, sonbaharken yeterince yağıyorum
Sen bari gökyüzüme umut ol.
Yapraklarına can gelsin
Hayatımıza neşe
Ben sonbaharken,
Sen hep o narin gelincik kal
Yapraklarında gülücük,
Mevsiminde hep bahar olsun.

Tunahan Ermihan

Gül(ü)mse

Aşkımı kalbime değil bir güle sardım,
Verdiğim demette gül ondokuz değil
Bir GÜL diye, bir gönül verdim
Kendimi sana değil
Seni sana verdim.
Verdiğim gülleri aşkım mı sandın.
Sensizliği kalbime değil geceye sardım,
Verdiğim saatte yelkovan yirmidört değil,
Bir GEL diye, bir ömür verdim
Kenidimi sana değil
Seni sana verdim.
Verdiğim saati gecem mi sandın.

Gelme GÜL,
Aşkımı sensizliğe, kalbime GÜL(Ü)verdim,
Kendimi sana değil,
Seni sana verdim,
Olsun be kalbim sen hep GÜL,
Kalbimi bir güle verdim sandım.

Verdiğim gönülü sen ne sandın?

Orhan Kaya

dry

Dudaklarımın arasından çıkan her soluk
sadece sana yakarış olarak çıkıyor.

Her soluk seni arayan bir yel gibi
Bedenimi savurarak geçiyor..
Her sarsuluşta içinde sen olan yel beni biraz daha hırpalıyor..
her savruluş senden uzaklaşan bedenımı sana savuruyor aslında.
kaçmak için daha hızlı koşuyorum..
...nefes nefese kalıyorum..
ve hala seninleyim, seninle doluyum.

Bazen nefes almaktan vaz geçiyorum..
ama aklıma sen gelince üşüyorum..
senden gidemiyorum bir nefes uzağa...

gidebilecek olsam git dediğinde saklanmazdım ki!
Rf

Hep sana sesleniyorum duyuyor musun "NURANIM"

BUNU HİÇBİR ZAMAN OKUYAMAYACAK ARAMIZDA OLMAYAN ,GÖZYAŞLARIMI HEP İÇİME AKITTIĞIM,RESMİNİ GÖRDÜĞÜM HER ANDA YÜREĞİMİN ACISINI BİN KEZ DAHA KATLAYAN "NURANIM" BİTANEM NUR İÇİNDE YAT ABLASININ CANININ CANI
HATIRLAMA
Ne zaman elime bir kalem alsam
Sana seslenmek geliyor içimden
Güzelliğini hatırlıyorum bir yaz günü
Yine gemiler geçiyor uzaklardan
Biz yosun kokulu rıhtımlarda el ele
şehirlerden ıstanbul, aylardan temmuz

Ne zaman elime bir kalem alsam
Geçmişi seninle yeniden yaşıyoruz
Ne zaman elime bir kitap alsam
Hep seni okuyorum inanır mısın
istiyorum seni anlatmalı bütün romanlar
Sevilen kadın hep sen olmalısın.

Ne zaman elime bir kibrit alsam
Yine ıstanbul'u yakmak geçiyor aklımdan
Bu sensiz sokakları, bu evleri
Bu plajları bu denizleri
Sensiz kaldığım bu şehri tüm yakasım geliyor
Yine alev alev bir istanbul düşünüyorum
Ve çaresiz yaktığım bütün sigaraların
Dumanlarında seni görüyorum.

Ne zaman elime bir fırça alsam
Yüzünü çiziyorum kapılara, duvarlara
Bir bir hatırlıyorum bütün hatlarını
Gözlerini dudaklarını saçlarını
Baktığım her yere gölgen düşüyor
Dokunduğum her şeyde senin sıcaklığın
Sonra dağlar, denizler giriyor aramıza
Gitgide büyüyor uzaklığın
Ne zaman elime bir kadeh alsam

Delicesine sarhoş olmak istiyorum
ıçkiler seni hatırlatıyor yine
Kırıyorum birbiri ardınca kadehleri
Artık hiç bir şey kâr etmez biliyorum
Ne dost, ne içki, ne aşk, ne kadın
Gözlerimde yıllardır eşsiz olan
Değişmeyen bir sen varsın

Ne zaman elime bir ayna alsam
Gözlerimden korkuyorum, bakışlarımdan
Bu seni unutamayan benden korkuyorum
Uçurum çizgiler, kara gölgeler
Bir sonun belirtileri yüzümde yer yer
Karşımdaki yüz sefil bir akşam
Hep sana sesleniyorum duyuyor musun
Ne zaman elime bir kağıt alsam.

ÜMİT YAşAR OğUZCAN

Giriş yazısı İrem.

CAN DOSTUM BİRGÜL'E

HAYATTA Kİ TEK DOSTUM DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN SENİ GÜLDÜREMİYORUM AMA GÜZEL AĞLARIM BİLİRSİN :)))
YÜREKTEN OLSUN

Arkadaşlığın büyüsünü tadanlardanım
Dostluğun kavramını yaşayanlardanım
Bir söz söyle bana taaa uzaklardan
İçten olsun.
Arkadaşça, dostça bir selam gönder bana
Yürekten olsun.
Atma içine üzüntülerini
Tatma kederli saatleri
Paylaş kardeşçe mutlu sevgileri
Düşünme,
Ardına bırak üzüntülerini
Gel arkadaşım
Birlikte atalım kederli düşünceleri
Dünya değmez hiç bir üzüntüye
Kapıl git yepyeni sevgilere
İnandır dünyanın sevgi dolu olduğuna
Evrende saygının var olduğuna
Çocuk gibi, saf, temiz, tertemiz
Yüreğinin bir köşesinde
Yer var mı bana da?
Canımı verirdim o yürek için.
Arkadaşça, sevgiyle, dostça
Bir selam gönder bana
Ama ne olur yürekten olsun...

Bir gece ansızın gelebilirim

Bu kadar yürekten çağırma beni!
Bir gece ansızın gelebilirim.
Beni bekliyorsan, uyumamışsan,
Sevinçten kapında ölebilirim.

Belki de hayata yeni başlarım,
İçimde küllenen kor alevlenir,
Bakarsın hiç gitmem kölen olurum,
Belki de seversin beni kim bilir.

Kal dersen, dağlarca severim seni,
Bir deniz olurum ayaklarında,
Aşk bu özleyiş bu, hiç belli olmaz,
Kalbim duruverir dudaklarında.

Ya da unuturum kim olduğumu,
Hatırlamam belki adımı bile,
Belki de çıldırır, deli olurum,
Sana kavuşmanın heyacanıyla...

Aşk bu, bilinir mi nereye varır,
Ne durdurur özlemini, seveni...
Bakarsın ansızın gelebilirim,
Bu kadar yürekten çağırma beni.

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

GÜZEL

Umut etmek çok güzel
Birisine bağlanmadan
Duygu ve düşüncelerini,
zincirlere vurmadan yaşamak güzel !
Anlayabiliyor musun verdiğim mesajı?
Duyabiliyor musun, sana taa denizlerin,
Karla kaplı dağların ardından,
Umutlu ve uyumlu olmanın ne kadar güzel olduğunu
Anlatan sesimi?
Rüzgarlara karışıyorum ben
Yanında olmamı bekleme hiç!
Görmeden de hissedebilirsin beni
Ben saçlarımı dağıttım
Huzurla bir gelen İstanbul akşamlarında !
Taş yollu yukarı mahallenin,
Buz gibi akan mermer çeşmesinden,
Hiç görmediğim bnozacıların sesinden,
Ve Emirgan'dan, Taksim'den, Tophane'den
Coşa coşa geliyorum sana !
Dört bir yandan İstanbul'un,
Ve mutluluğun, güzelliğin, huzurun
yedi kolla sarıldığı Galata Kulesi'yle dosttum ben!
Ben baş köşesindeyim,
Dualı, sefalı, şifalı iftar sofralarının
Ve ilk önce ben duyarım sesini ramazan davulunun !
İçin içine sığmadan "ANNE" demek güzel o çileli kadına
O yüzü nurlu, o vefalı kadına !
Sabah ezan sesini duymak güzel...
Yatağında kıvrılmak,
El açıp ALLAH'a dua etmek !
Gürül gürül akan derelerdeyim..
Ben kan kardeşiyim İstanbul'un...

Yeliz Seren
Kasım 1994

GİDENLERİM

BU ŞİİR; 2004'te SİNSİCE GELEN BEYİN KANAMASIYLA FİZİKEN VE RUHEN AYRI DÜŞTÜĞÜM AMA HALA TAM OLARAK YİTİRMEDİĞİM,

BİTKİSEL HAYATTAKİ ANNEME...! (OKUYUN VE DE ANNENİZİN KIYMETİNİ BİLİN ARKADAŞLAR..)

Giden yalnızca sen değildin o gün
Bir yanımda gitti beraberinde
Yağmur gitti, güneş gitti, rüzgar gitti
Yeni doğmuş ay gitti belkide...
Sen gitmedin o gün yalnızca
Bir gönülde gitti o gün seninle
Çocukluğum gitti, birde yarınlar
Tüm çiçekler gitti belkide..
Giden sen değildin yalnızca o gün..
Koca bir gençlikti sürüdüğün ardından
Mevsimlerde gitti, kuşlarda..
Sen gitmedin yalnızca..
Yalnızca sen veda etmedin
Giderken "evlat yanım" da vardı yanında...
Saatler, anlar, vaadler
Yaşanacaklar da gitti ardınsıra...
Giden sen değildin yalnızca o gün
Gülüşler gitti, şiirler gitti, sözler gitti
Bir devirde gitti beraberinde...
Günler gitti, geceler gitti..
Masmavi deniz gitti belkide
Sen gitmedin o gün yalnızca
Yalnızca sen veda etmedin
Yalnızca Sen'i götürmedin o gün
Ağıtlar gitti, umut gitti, bakışlar gitti
İstekler gitti yanında
Sen gitmedin o gün
Ağaçlar, toprak, yeşil ve mavi
Hepsi gitti...
Nefes gitti...su gitti..
Bir ömür gitti yanında...Bir yürek gitti
Anlamlar gitti..özençler gitti..
Cesaret gitti ardın sıra...
Benim en güzel yanım gitti..
27 yıldır hiç uyanmadığım o en güzel rüyam,
Sen gidince.....bir anda BİTTİ!

Yeliz Seren

Mart 2004

Hüzün ve Neşe

Sevinci kapıştılar taşımayı bilmeden,
Şimdi bilen yok, nerede oturuyor.
Köyün delisi Hüzün, yalnız kaldı yollarda
Adam-adam, sınıyor, arıyor yoldaşını..
Kıskandıran özlemi, yüzünden okunuyor.

Görünüp siliniyor o günden beri.
Sevinç bin an gözlerde, dudaklarda.
Yerini sevgilisi Hüzün'e bırakıyor.
Sevinç'se, uzaklarda hep uzaklarda..
Şöyle bir görünüyor, hemencecik uçuyor.

İşte o günden beri gözlerde, dudaklarda
Hüzün, aramaktadır, yitik yavuklusunu.
O günden beri Sevinç yerinde durmaz
Ve kişiliğini ararken uzaklarda
O günden beri kimliksiz hüzün olmaz...

Özdemir ASAF

YARİM; SEN ŞEHİRDİN.....!

BU ŞİİR, BİRGÜN APANSIZ BİR ŞEKİLDE, HİÇ KORUNMASIZ, HİÇ AVUNTUSUZ TERK EDİLENLERE !

Yüreğim birgün gelse de dile,
Söylenebilecek şeyler puslu bir yasak
Hiç kalan olmadı ki bana senden geriye...
En iyisiydi...dün yokmuş gibi yaşamak..
Dalgalanır denizlerde benden sana bir yemin
Günler gönlümden teğet geçiyor
Kapattım kapılarımı 365 güne
Yitmişti anlamı Sen'liliğin
Hayatın peşinden iz süre süre,
Kendime yeni bir zemin edindim
İstediğim bu değildi biliyorum ama,
"İsteklerin gerçeklere etkisi yok yarim"
Seni parklarda, işlek caddelerde,denizlerde yitirdim ben
Benden koca İstanbul'u alıp ta gittin
Terkedilmiş sokaklara benziyor artık sevdalarım
Yarim.... sen şehirdin !
Ha gayret der birisi içimden bir şafak vakti
"Seni unutmadan, seni silmek" gayretim !
Zor değilmiydi? bir yılda bir yürek yitirmek???
Sıcaklıklardan, karmaşalardan, akışlardan elenip,
Yeniden şekillenmek, tekelleşmek..
işte burda başlıyor; "İstemeyi Öğrenmek"
Özlem en güzel yanıydı sevdamızın...
Belki de tek kirlenmemiş tarafı
Rest çekiyorsun tüm ortak anılara...,
Ama bir yandan da özlüyorsun yaşananları...
Zaman farklı şimdi..Ortam değişti..yüzler silindi
Zamane aşkları şimdi daha az özentili
Kapıldım gidiyorum bu bulanık akışa,
Ama şiirler sana...!!!___Sende ya yüreğimin temizi!
Erişir yıldızlara benden sana bir hayal..
Bir nebze umut, bir tutam sevinç..
Ben suretlerden öte, sen hayatımdaki Hiç..
Hoşçakal Gözbebeğim..İlk'im..Özencim..
Çokçakal..gerçekçe kal..
Ben gittim asıllardan nasılsa,
Sen suretlerde kal!
Dökülür yüreğimden sana sitemler,
Gözlerimden bakışlarımı alıp ta gittin !!!
Sokaklara benziyor artık sevdalarım
Yarim.....Sen Şehirdin !
Uzak ışıklarım var şimdi senin yerine,
Yollarım engebe, duraksız..
Soytarı sevdalara tutuklu heveslerim
Beni kuytu aşklara emanet ettin ..
Sokaklara benziyor artık sevdalarım
Yarim...Sen şehirdin !

Yeliz Seren
1999

GÖNLÜMÜN LALELERİ

Örtün üzerime durgunluğu su gibi
Yağsın içime baharın çiçekleri
Yeniden donanıp el değmez güzellikle
Başladılar açmaya gönlümün laleleri...
Alın karanlıkları gidin,
Götürün yalnızlığı...
Bana yeter yalnızca şehrimin tutuk dili...
Bakın kırmızıyla açıyor,
Gönlümün şairliği...Gönlümün laleleri...
Takın peşinize giderken gözyaşımı
Titremeden eliniz okşayın saçlarımı
Bu yakın uzakların içine tutsak edip,
Derinden karalayın o temiz bakışları...
Dolsun içime her mısra nefes gibi..
Gün gelsin gecelerce okuyun şiirleri..
Bıkmayın asla yürek seslerinizden..
Bakın vakitsiz açmış gönlümün laleleri...
Suskunluk ilacıdır..şu soysuz ihanetin..
Susun....!!içiniz alabildiği kadar..
Bugün öncesinden daha aydınlık olur..
Belki bedelsizce unutulur yalanlar..
Gönlümün laleleri..alabildiğince özgür..
Boylu boyunca çocuk..boylu boyunca aşık..
Tutuşsun elinizde o dört diyardan renkleri..
Düşsün bakışlarınıza masumca güzelliği
Artık vakit tamam...Yürek tamam, söz tamam..
Ay tamam, yıldız tamam, acı tamam, güz tamam..
Birazdan uzanacak direncimin elleri,
Kopacak toprağından gönlümün laleleri...

Yeliz Seren
11 Mart 1998,

Herşey Biraz Sen

Benim için her şey biraz sen
Nasıl seni hatırlatıyor her şey bir bilsen.

Mesela bir ağaç,
Durmuşta bana bakmakta sanki gövdesi
Saralısı geliyor insanın
Bir görsen, Olmaz böylesi

Bir kuş kanat çırpıyor
Sanki kollarını açmışta gel dercesi
Tutmaya çalışınca kaçıyor
Aman Allah'ım bu nazda neyin nesi

Gökkuşağı çıkmış
yağmur öncesi
bir terslik var bu işte
Mübarek dikensiz gül bahçesi

Ah bu güneş
Tepemdedir günlerdir kendisi
Beni izleyip durur da belli etmez
Çaylak hafiyelerin prensesi


Ya bu Ay'a ne demeli
Bırak git dedim de
yine de terketmedi beni
Geceler gecesi

Ersin Ersoy

Gözlerin

Gözlerin geliyor aklıma gözlerin,
Gözlerime bakıyorlar.
Gözlerimde büyüyor gözlerin
Neden bilmem, aniden kayboluyorlar.
Gözlerinde seyretmek alemi
Alem bilmese dahi
Bir dev ekran TV misali
Sanki Seyr-ü sefa dilberi.

Ersin Ersoy

Mutluluk Desinler Adına

Adını dostluk koyduğum bir hayatı yaşıyorum.
Bazen mutlulukların yoğun olduğu masallar diyarı.
Kahramanlarını hep mutlu insanlarin oluşturduğu bir oyun.
Oyunun ne kahramanları mutlu ne de yönetmeni...

Biri sıyrılıp içlerinden mutluluk nedir diye haykırıyor.
Mutluluk sensın diyor yönetmen aslında oynadığımız oyun.
Ne mutluluk ile uğraşiyorum ne de sevgi ile uğraşıyorum.
Bulduğun anda yittiğini bilmek mutluluğun işte gerçek acı budur.
Kendime sarılmak istemeden yaşamak kaygısızca yaşam diliyorum

Ali Haydar Demirbilek

Zaman

Ayrılık diye bir şey yok
Bu bizim yalanımız.
Sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var.
Şimdi neredesin? Ne yapıyorsun?

Güneş çoktan doğdu.
Uyanmış olmalısın.
Saçlarını tararken beni hatırladın, değil mi?
Öyleyse ayrılmadık.
Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz.

Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum.
Önce beklemekten.
Ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan.

O zaman gitme

Madem ağlayacaksın,
Ayrılırken;
Madem zoruna gidecek,
Beni bırakmak;
O zaman gitme!
Baş harflere bakın mambo:P

Yalan

İstanbul'un yolları taştan demişler, yalan
Çukurları atlamışlar inan.
Durum böyle olunca Nalan,
Tamircilere oluyor her gün bayram.

Dün yine bozuldu bizim meret.
Tam da sana gelecekken, hayret!
Sen istersen bekleme artık beni,
Bu gece de bensiz idare et.

Ersin Ersoy

Kalk Gidelim Gardaş

Kalk gidelim gardaş bu yerlerden.
Zalimin sultan olduğu yerde durulmaz gayrı.
Diyarlar bulalım uzaklarda.
Artık buralarda yapılmaz gayrı.

Sultan dediğin nedir ki? zalim mülkünde.
O da bir insan en nihayetinde.
Zülum satan zülüm alır son nefesinde.
Mevlamdan ümit kesilir mi? Kesilmez gayrı.

Ersin Ersoy

Yaşamak bu aşkla

Ya ben geç kaldım.
Ya da sen erken gittin, kendimce.
Ne zaman vuslata erdik diye düşününce
Düşünmez olmayı düşündüm delice.

Meğer ne zormuş sevmek
Beyhude bir kaç hece gibi sevenlere inat.
Oysa Yaşamak kadar kolay gelmişti ilk başta.
Heyhat! yaşamak bile zormuş bu aşkla.

Ersin Ersoy

İzmit'e göçeli

İzmit'e göçeli,
İstanbul küşmüş bize
Ne zaman buluşacak olsak,
Kar yağdırıyor üzerimize.
Ersin Ersoy

Diyelim ki

Diyelim ki, yürüyorsun ;
Aylardan kasım olmalı.
Üşüyorsun!
Birden bir şimşek çakıyor,
Öyle bildiğin türden değil.
Bu sefer değil!
Düşünüyorsun!
Bi cıgara yakıyorsun,
Hani şu buram buram anadolu kokanlardan
Derin bir nefes çekiyorsun
İlk nefeste yarılanıyor cıgaran,
Ahmed Arif'i anıyorsun!
Sonra parkta yürüyorsun,
ilk gördüğün banka çömüp,
Gökyüzüne uzanıyorsun.
Yıldızları yastık,
Hilal'i yatak belliyorsun kendine.
Derin bir uykuya dalıyorsun.
Rüyalar diyorsun,
Rüyalar.
Neden nadiren uğrarlar
Ve neden gitmiş olurlar;
Sen uyanmadan.
Bir sıçramadır oluyor.
Vakit geldi, Kalk Hadi!
Tan yeri aydınlandı bile.
Güneş doğmuş olsa gerek!

Önce ne dedim?

Doğdum Galatasaray'ı öğrendim,
Konuştum önce Galatasaray dedim,

Yürüdüm önce Galatasaray maçına gittim,
Okula gittim önce Galatasaray yazdım,

Sen kendini ilk aşkım sanıyorsun ama ben önce Galatasarayı sevdim :)

Merhamet hür Dünyaya bu kadar mı IRAK ' tı?

IRAK savaşında babası ve annesi ölen ve kendisinin de bacakları kopan Müslüman bir çocuğun...

...IRAK savasını yöneten Tommy FRANKS a yazdığı şiir.Bu şiir Açık istihbarat sitesinden alınmıs.
Merhamet hür Dünyaya bu kadar mı IRAK ' ta?

Ben Basralı Ömer,
Belki haberin yoktur diye yazıyorum Mr. Franks.
Önce demokrasi yağdı göklerimizden,
Sonra özgürlük geçti üstümüzden Palet palet.
Ve insan hakları Namlularından
Saniyede bilmem kaç adet.
Demokrasi bizim eve de isabet etti
Bir gün sonra anladım koptuğunu ayaklarımın.
Tam onsekiz adet insan hakları saymışlar Vücudunda babamın.
Annem yoktu zaten
Ben doğarken ilaç yokluğundan ölmüş
Ambargo falan dediler ya Anlamadım
çocukluk aklı işte
Oluşmadan sökülmüş.
Sizde de barış böyle midir Mr. Franks?
insan hakları çocukları yetim Ve ayaksız bırakır mı orda da?
Düşer mi ayın kan gölüne aksi,
Güpegündüz düşer mi Pazar yerine demokrasi?
Zenginlik insanları korkudan uykusuz bırakır
Kuşlar gökyüzünü terk eder mi orda da?
Babamla mırıldandığım son dua dilimde
ayaklarım hastanede Ve giymeye kıyamadığım pabuçlar Kaldı elimde.
Çocukların var mı Mr. Franks?
Al, oğluna götür onları bari ise yarasın
Kim bilir belki baktıkça bazen beni hatırlarsın.
Bu nasıl demokrasi Mr. Franks?
Düştüğü yeri yaktı!
Merhamet hür Dünyaya,
Bu kadar mı IRA K ' tı?
Size...?

Sol Yanım Acıyor Annem

Sol yanı acıyanlara..
Merhaba anne,
Yine ben geldim.
Merak etme okuldan çıktım da geldim.
Anneler de babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama
Ali, "Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder."
demişti de onun için söylüyorum.
Geçen hafta öğretmen, sağ elimde sarımsak, sol elimde
soğan dedirte dedirte öğretti sağımı solumu.
Ben biliyorum artık anne, sağım neresi, solum neresi
Ağrıyan yanımın neresi olduğunu.
Şimdi iyi biliyorum anne.
Hani geçen geldiğimde:
Şuram acıyor işte, şuram demiştim de
Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne
Bak şimdi söylüyorum. Şuram işte,
Sol yanım çok acıyor anne.
Hem de her gün acıyor anne her gün.
Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü.
Elinden tutup okula getirdi.
Yakası da danteldi.
Zil çalınca öptü, hadi yavrum sınıfa dedi.
Ben de ağladım,
Ağladım hiç de utanmadım.
Öğretmen ne oldu dedi?
Düştüm, dizim çok acıyor dedim.
Yalan söyledim anne.
Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne.
Bugün ben de saçım örülsün istedim.
Babam ördü ama onunki gibi olmadı.
Dantel yaka istedim.
Babam; "Ben bilmem ki kızım." dedi.
Bari okula sen götür dedim.
"Kızım, iş..." dedi.
Ben de bana ne dedim, ağladım.
"Kızım, ekmek" dedi babam.
Sustum ama okula giderken yine ağladım anne.
Ha, bi de sol yanım yine çok acıdı anne.

Herkesin çorapları bembeyaz,
benimkiler gri gibi.
Zeynep, "Annem, beyazlara renkli çamaşır
katmadan yıkıyormuş" dedi.
Babam hepsini birlikte yıkıyor.
Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne?
Uffff, babam, her gün domates
peynir koyuyor beslenmeme.
Üzülmesin diye söylemiyorum ama
Arkadaşlarım her gün kurabiye,
börek, pasta getiriyor.
Biliyorum babam pasta yapmasını
bilmez anne.

Hava kararıyor, ben gideyim anne.
Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi.
Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum.
Kim bozuyor toprağını,
Çiçeklerini kim koparıyor?
ızin verme anne,
Ne olur toprağına el sürdürme!
Eve gidince aklıma geliyor bi de
bunun için ağlıyorum anne.
Bak, kavanoz yanımda,
toprağından bir avuç daha alayım.
Biliyor musun anne?
Her gelişimde aldığım topraklarını
şu kavanozda biriktirdim.
Üzerine de resmini yapıştırıp
başucuma koydum.

Her sabah onu öpüyor kokluyorum.
Kimseye söyleme ama anne
Bazen de konuşuyorum onunla.
Ne yapayım seni çok özlüyorum
anne.
Ha unutmadan,
Öğretmen yarın anneyi anlatan
bir yazı yazacaksınız dedi.
Ben babama yazdıracağım.
Öğretmen anlarsa çok kızar ama
bana ne kızarsa kızsın.
Ben seni hiç görmedim ki neyi,
nasıl anlatacağım anne.

Senin adın geçince sol yanım
acıyor anne.
Hiç bir şey yutamıyorum.
Bazen de dayanamayıp ağlıyorum.
Kağıda da böyle yazamam ya anne.
Ben gidiyorum anne,
Toprağını öpeyim, sen de rüyama gel beni öp.
Mutlaka gel anne,
Sen rüyama gelmeyince
Sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne.
Sol yanım acıyor anne.
ışte tam şurası,
Sol yanım çok acıyor anne.
Seni çok özledim anne, çooook...


Ayla Aydemir

Benim güzel vatanım, özlemim 34

İSTANBUL'u sevmese gönül; aşkı ne anlar!!!
İSTANBUL
Evin içinde bir oda, odada İstanbul
Odanın içinde bir ayna, aynada İstanbul
Adam sigarasını yaktı, bir İstanbul dumanı
Kadın çantasını açtı, çantada İstanbul
Çocuk bir olta atmıştı denize, gördüm
Çekmeğe başladı, oltada İstanbul
Bu ne biçim su, bu nasıl şehir
Şişede İstanbul, masada İstanbul
Yürüsek yürüyor, dursak duruyor, şaşırdık
Bir yanda o, bir yanda ben, ortada İstanbul
İnsan bir kere sevmeye görsün, anladım
Nereye gidersen git, orası İstanbul
Ümit Yaşar OĞUZCAN

Bittiğim Andır

Geleceğini biliyor olmak,
Kanımın akışını hızlandırıyor.
İçimi titretiyor.
Seni görecek olmanın hazzı,
Sarıyor,
Bedenimin her köşesini.
Mutlu kediler gibi,
Mayışıveriyorum yatağımda.
Ve seninle karşılaştığımız anda;
Sevginin ışıklarından,
Gözlerimiz kamaşmış,
Birbirimizi kucaklarken,
Özlemin yakıcı güzelliği,
İçimize doluştuğunda,
Ardından,
Sıcacık sesinle
Çok özledim..
Seni seviyorum diye
Kulağıma fısıldadığında,
İşte! ... o an,
Benim,
Bittiğim andır sevgili.

Friday, July 07, 2006

Şiirler

TechnoBakış sitesi şiirleri